<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Avukat Can TATAR &#187; benim mahallem</title>
	<atom:link href="http://www.cantatar.net/etiketler/benim-mahallem/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cantatar.net</link>
	<description>GeLenekten GeLeceğe...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 28 Oct 2011 19:16:41 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Benim Mahallem</title>
		<link>http://www.cantatar.net/benim-mahallem/</link>
		<comments>http://www.cantatar.net/benim-mahallem/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Sep 2009 00:07:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[benim mahallem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cantatar.net/?p=601</guid>
		<description><![CDATA[Yıl : 1980&#8242;ler
Yer : Anadolu&#8217;da bir yer
Anadolu&#8217;nun orta yerinde , bin yıllık bir şehrin küçük bir mahallesiydi , benim büyüdüğüm mahalle&#8230;
Soğuğun misyon değiştirerek ; üşütmekten öte kör bir bıçak misali insan tenine kesikler attığı , kesiklerden kan yerine umut fışkıran ve hayat şartlarının boz ve kızıl bir renge dönüştürdüğü , sürekli bir yere yetişmenin hatta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yıl : 1980&#8242;ler<br />
Yer : Anadolu&#8217;da bir yer</p>
<p>Anadolu&#8217;nun orta yerinde , bin yıllık bir şehrin küçük bir mahallesiydi , benim büyüdüğüm mahalle&#8230;<br />
Soğuğun misyon değiştirerek ; üşütmekten öte kör bir bıçak misali insan tenine kesikler attığı , kesiklerden kan yerine umut fışkıran ve hayat şartlarının boz ve kızıl bir renge dönüştürdüğü , sürekli bir yere yetişmenin hatta hayata yetmeye , yetişmeye çalışmanın telaşının yansıdığı esmer cemallerin olduğu bir mahalle.<br />
Ağaç sevgisinin devlet pratiğine dönüşmemesi dolayısıyla yeşil den çok kahverengi&#8217;nin gereksiz tonlarının hakim olduğu görüntüsüyle davet çıkartamasada bulutlara , yağmuru eksik olmayan , &#8221; ıslak &#8221;  bir mahalleydi.</p>
<p><span id="more-601"></span><br />
Içerisinde yer yataklarının yapıldığı , sobasında kestanelerin kızartıldığı , damında yufkadan ekmeklerin pişirildiği , evin babasının gelmesiyle birlikte kocaman bir sini tepsinin üzerinde yenen ama altın işlemesi olmayan çatal ve kaşıkların çıkardığı ve dünyanın gördüğü en bereketli seslere şahit olan ,  &#8221; ayrı odası olmadığı için ağlayan çocuklar &#8221;yerine tüm kardeşlerin  aynı odada uyamaktan mutlu olabildiği , bahçesinde ; vişne , kiraz , elma ağaçlarının yükseldiği , gölgesinde oturalacak bir çınarın yaşatıldığı , kapısı çelik olmayan ancak buna rağmen hırsızlığın boy göstermediği iki katlı biraz küçük ama küçüldükçe büyüyen evlerden oluşan bir mahalleydi.<br />
Çocukların ; eve kapanması ya da kapatılması için gerekli olan hiç bir nedenin yaşayamadığı  ve giriş parasına ihtiyaç duyulmayan parkları ve sokakları olan bir mahalleydi.Çocukların  özgürce koşabildikleri , bağırabildikleri , düşebildikleri ,  kimisinin misket kimisinin top kimisinin ise saklambaç oynadığı  hatta köşedeki bakkal Hasan amca&#8217;dan alınan tebeşir ile çizilen kutucuklara fırlatılan taşlarla oynanan sek-sek&#8217;leriyle , kalabalık ve neşeli çocuk sesleriyle dolu bir mahalleydi. Okullu olanların son dersin ziliyle birlikte koşarak geldikleri , okullu olmaya henüz hak kazanamayan ufaklıklarında , kahvaltıları sonrasında akın ettikleri top sahalarıyla dolu bir mahalleydi.<br />
Rüzgar&#8217;ın costuğu zamanlarda mahallenin en yüksek tepelerine akın ederlerdi o neşeli  çocuklar ve ağbi ya da babalarının elleriyle yaptıkları ancak popüler kültürün sahte ve soyut sanat eserlerine (!) benzemeyecek kadar doğal uçurtmalarını , kırlangıçları kıskandıracak kadar yaklaştırırlardı , güneş&#8217;e&#8230;</p>
<p>devamı gelecek&#8230;</p>
<p>Saygılarımla<br />
Can TATAR &#8211; 29 Eylül 2009 -  03:07</p>
<p>Not : Site adı verilerek alıntı yapılabılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cantatar.net/benim-mahallem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

