Can TATAR Can TATAR | GoogLe SiteMap | Valid XHTML 1.1 and CSS 3
  • istifa ve işe iade davası

    1980-1995 yılları arasında çekilen Türk filmlerinin senaryolarının birçoğunun gerçek hayattan esinlenerek yazıldığı bilinen bir gerçektir. Bu filmlerin neredeyse tamamında bir iş adamı, onuruyla çalışan dürüst işçisini hukuksuz isteklerine uymadığı gerekçesiyle “pılını pırtını topla, kovdum seni” ifadeleriyle tabiri caize kapı önüne koymakta bunu onuruna yediremeyen işçi ise “sen beni kovamazsın, ben istifa ediyorum” diyerek iş yerinden ayrılmaktadır. O dönemlerde de şimdilerde de İş Hukuku mevzuatını temel alan bir gerekçe olmaktan uzak olan bu ifadeler günümüzde de yer bulmaktadır. Ruhani ve fiziki çabalarını mesai saatleri hafta içi hafta sonu diye ayırt etmeden harcayan işçilerin, işveren tarafından çeşitli nedenler ve bahane gösterilerek ( ki bu nedenlerin neredeyse tamamı İş kanunu temel almaz ) işçilerin sözleşmeleri haklı ve geçerli nedenlere dayanmadan feshedilmektedir. Bu fesihler sonrasında işçilerin İş Hukuku mevzuatı kapsamında hak ettiği yasal hakları dahi ödenmemektedir. Bu durumda, ekseriyetle çalışanın; emeğini, alın terini ve çabasını koruyan İş Hukuku işveren tarafından hiçe sayılmakta ve bunun en doğal sonucu olarak, en dar anlamıyla hukuk devleti ilkesi zedelenmektedir. Onurunu koruduğunu düşünerek “sen beni kovamazsın, ben istifa ediyorum” diyen işçinin mevcut tavrı işveren tarafından hukuki süreçlerde kullanılmakta ve “ben kovmadım kendisi ayrıldı” gibi beyanlarla savunma aracı haline getirilmektedir. Günümüzde ise, 1980’li yıllardaki Türk filmlerinde yer alan işveren keyfi tavırlarıyla işçisinin sözleşmesini feshetmesi sonucunda işçiyi korumak ve geçersiz yahut haksız fesih sonucunda başvurulacak hukuki yolun adı; İşe İade davasıdır.

    İşe İade davası İş Kanunun 17-21.maddeleri arasında düzenlenmiş olup; işverence geçerli bir sebep gösterilmediği yahut gösterilen sebebin yargı yerlerince geçerli olmadığı belirlenirse işveren işçiyi kanunda belirlenen müddet içerisinde işe tekrar başlatmak zorundadır aksi durumda işveren işçiye; işçinin en son aldığı maaş üzerinden en az dört en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlüdür. Burada önemli olan husus feshin İş Kanununda belirlenen geçerli bir sebebe dayanmamasıdır. Peki eski Türk Filmlerinde onurunu korumak için istifaya zorlanan ve nihayetinde istifa eden işçinin haklarının ne olacağı önemli bir husustur. Zira istifa eden işçi yasal haklarından da feragat etmiş olacaktır. İşte hassas nokta burasıdır. Bu hassas noktanın varlığından haberdar olan işveren, işçiye işveren olmasından kaynaklı olarak elinde bulundurduğu ekonomik ve sosyal baskı ile işçiyi manevi cebir ile istifa etmeye zorlarsa yahut işçi filmlerde olduğu gibi istifasını, istifa iradesine dayandırmadan gerçekleştirirse işçinin İş Kanununa dayanan yasal haklarının ne olacağı konusu çok önemlidir. Bir örnek ile konuyu açıklamamız gerekirse; “İstifa et artık seni istemiyoruz eğer istifa etmezsen de kıdem ve ihbar tazminatlarını ödemeyiz” şeklindeki manevi ve ekonomik baskı ile işçiye istifa beyanı imzalatan ve ardından işçiye kıdem ve ihbar tazminatı mahiyetinde bir miktar para ödeyen işveren İş mevzuatı uyarınca kanunen haklı görünmekte ancak hukuken açıkça haksızdır. Neden? Çünkü istifa ile yasal haklarından vazgeçen işçiye ödemesi zorunlu olmadığı halde işveren tarafından kıdem ve ihbar tazminatı mahiyetinde bir miktar paranın ödenmesi demek işçinin istifa iradesinin oluşmadığı demektir. Ya da bir diğer örnekte ise “Yasal haklarımı saklı kalmak kaydıyla istifa ediyorum” şeklinde bir beyan imzalattırılan işçinin de istifa iradesi oluşmamış demektir zira ihtirazi kayıt konularak istifa edilmesi hayatın olağan akışına aykırıdır.İşte bu gibi durumlar karşısında işverenin hile yaparak ve kanuna uygun ancak hukuka aykırı bu davranışlarına Yargıtay ilgili dairesinin yerleşik içtihatlarında çok net bir şekilde “işçinin istifa iradesi oluşmamıştır” denmektedir. Örneğin Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 2006/32582 E. 2007/4331 K. 19.02.2007 tarihli kararının özet bölümünde “Yasal hakların ödenmesi koşuluyla işten ayrılma işten ayrılma isteğini içeren bildirim, iş sözleşmesinin tek taraflı olarak istifa suretiyle sona erdirme iradesini taşıyan bir beyan olarak kabul edilemez.” İfadesi yer almıştır.Görülüyor ki Yargıtay ilgili dairesi görüşümüzü desteklemektedir.

    Sonuç olarak; işçinin; işten ayrılma yahut istifa ettiğini içeren bir bildirim yapmasına rağmen işçiye ihbar tazminatının yahut genel olarak yasal haklarının ödenmesi ile birlikte işçinin istifasının yahut işten ayrılma bildiriminin işçinin iradesini içermediği açıktır. Bu durumda işçinin yasal süresi içerisinde dava ikame etmesi durumunda mahkemelerin işe iade talebini kabul edeceği kanaatindeyiz.Bu kanaatimizle birlikte kanuna karşı hile yapan, hukuksuzluğunu kanuna uygun hale getirmeye çalışan işverenler için önemli bir yenilgi olacak ve Türk Filmlerinin bahsedilen bölümleriyle ilgili olarak senaryolar değiştirilmek zorunda kalınacaktır.Saygılarımla.15.10.2010

    Av. Can TATAR

    (Site adı, Ünvan ve İsim-Soyisim belirtilerek alıntı yapılabilir.Aksi durumda uyarımızı uymayanlar için, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa muhalefet etmekten yasal haklarımızı kullanacağımızı hatırlatırız)

     

    Mevcut yazı site içerisindeki yazılar arasında arandığında aşağıdaki kelimelerden aranabilmektedir ; yasal haklarını alan , kıdem ihbar tazminatlarını alan , istifa , ıstıfa , istifa eden , ıstıfa eden , işçi ,  isci ,  ıscı ,  iş , ıs , işe , ıse , iade , ıade , dava , davası , sorunu, sorunsalı, problemi, hak , hakkı , yasal haklarını alan istifa eden işten ayrıldığını ayrılacağını bildiren işçinin işe iade dava davası şartları hakkı sonucu ne nedir nasıl nasıldır.

  • devrim sena karadoğan
    Cumartesi, Ocak 29th, 2011 at 15:42 | #1

    merhaba ben özel bir hastanede çalışıyorum.30.03.2011 tarihinde 2yılım dolacak.3gün önce istifa ettim istifamda ailevi sebepler diye berlirmiştim.işe başlamadan önce 2 yıllık sözleşme imzalamıştım.memleketim uzak olduğıu için işten ani bir şekilde çıkarsam problem yaratmıyacaklarını söylemişlerdi.şimdi ise 6 hafta çalışma zorunluluğumun olduğunu söylüyorlar.ben çalışmak istemiyorum bu süreyi.Çünkübenim maaşım1600 ama sigortam 710 yatıyor. maaşımın bir kısmı elden veriliyor.ayrıca ebelik bölümü mezunuyum yenidoğan yoğun bakımda çalışma iznimiz yok ebe olarak.beni burda çalıştırıyorlar.eğer dava açarsam kazanma olasılığım ne kadar..?

You must be logged in to post a comment.
TOP
| Web Stats | can | tatar | | cantatar |